January 2010
4 posts
şubatta eylül hayali/
şubatta eylül hayali kışa sonbahar manası zaman alt üst, denge ters yüz her soluğa hüzün çabası her yıla birden çok güz şubatta eylül hayali yaprağa sarı çal havası tir titreyen kalp mevhumu gözde bulut yaza niyet yeni üzüm bağbozumu şubatta eylül hayali olmayacak düşe dua son deminde kışa nispet belki sade şiir sözü kulağa hoş gelsin maksat şubatta eylül hayali şubatta eylül hayali şubatta eylül,...
kar/
İstanbul’da karın üçüncü günü. Renklerin beyaza teslimiyetinin, her şeyin daha yumuşak görünürlüğünün, soğuğun nezaketle tanışmasının üçüncü günü. İstanbul görebildiğime beyaz, odam bir pencere büyüklüğü kadar. Aramıza en azından ince bir cam ayrılığı, çünkü kar üşütmezken güzel ve eriyip üstümde ıslatmazken. Bana dokunmazken kar, dokununca su. Üstünde beyazından çok bir kaybolma korkusu… ...
victor/
sen insanları sevdiğin zaman
ben seni seviyorum
sen ağaçları sevdiğin zaman
ben seni seviyorum
ilk kar düşüyor arka bahçeye
seviniyorsun, kışı seviyorsun
ben seni seviyorum
her günü kahveyle başlatmayı
öylece durup
zamanı yavaşlatmayı
sarma sigarayı
o kimbilir kaç yıllık eskimiş çantayı seviyorsun ne de çok
kelimeleri bozup yapmayı
uykuya kocaman günü satmayı
her değdiğine kendinden...
December 2009
9 posts
vapurlar/
Barbaros’tan Beşiktaş’a inerken Yıldızlı köprünün hemen üstünden Vapurlar görüyorum dünya gözüyle Işığıyla köpüğüyle sisi yaran göbeğiyle Düdüğüyle vapurlar Gördüğüyle gezdiğiyle bildiğiyle vapurlar Hava yarı kara yarı ak Yağmur -mazmış gibi yağarak Saçıma iki damla vapura iki damla Denizine dönüyor Ben denize yürüyorum Vapurlar gizleniyor Birkaç ağaç onca insan çokça şehir ardına...
yok
Her şeyin zamanını unuttum, her şeyin niyesini unuttum ve hatta her şeyin kendini unuttum. Ama kalanları ve bölenleri benimle. Ruhumu kaç yüz bin parçaya bölüyor… Kırgınım, biraz da kızgın. Ama neden? Hatırlamıyorum. Hiç bir şeyi hatırlayamıyorum zaten. Civarlarını hatırlıyorum, sonralarını. O beni bilmiyor. O benim öncemi bilmiyor, bilse de ona ne. Önceden bağımsız bir şimdi olabilsem,...
üstünü “kapatmak”tan vazgeçip her şeyi ortaya...
kimbilir hangi bir zaman kipinde
üstünde bir ipin
ya da
tipinde bir...
– 11 Aralık’09