kar/

İstanbul’da karın üçüncü günü. Renklerin beyaza teslimiyetinin, her şeyin daha yumuşak görünürlüğünün, soğuğun nezaketle tanışmasının üçüncü günü.

İstanbul görebildiğime beyaz, odam bir pencere büyüklüğü kadar. Aramıza en azından ince bir cam ayrılığı, çünkü kar üşütmezken güzel ve eriyip üstümde ıslatmazken. Bana dokunmazken kar, dokununca su. Üstünde beyazından çok bir kaybolma korkusu…

Kar gibi ömrü olmak nasıl bir şey, kar olmak nasıl bir şey, kar kar olduğunu bilir mi, ben ben olduğumu? Ben gibi ömrü olmak kelebek kadar yaşamak mı meğer, bir güne bir ömür sığdırmak mı bilmeden?

Karın İstanbul’da üçüncü günü, benim kelebeğin kanadındaki yarı yolum. Üstümde bir kaybolma korkusu hep. Ben kar, kar ben…Ne o kalır birkaç zamana, ne ben. Olabildiğine beyaz olsun gölgelerimiz o zaman…

25 Ocak ‘10

burcutatlıses

burcutatlıses

"her şey akar..."
www.burcutatlises.com